Türkiye'de feminist hareket: yeni bir itiraz döngüsünün öncüsü PINAR SELEK •
Résumé
Bu makale, tahakküm ilişkilerinin kesişimlerini kavrayan feminist hareketin toplumsal mücadelelerin itici gücü olabileceğini ortaya koymayı amaçlıyor. Öncelikle hareketin tarihsel seyri boyunca Türkiye’nin modernleşme sürecinin milliyetçi ve militarist yönleriyle olan karşılaşmasına değinecek; ardından bu karşılaşmanın, mücadele alanını nasıl genişlettiği ve yeniden canlandırdığı göstermeye çalışacaktır.
0 Comments Üç yılı aşkın bir süre önce, uluslararası medya "Türkiye Baharı"nın gelişini ilan etmişti.
2013 Mayıs ve Haziran'ında Taksim Meydanı'nda patlak veren toplumsal hareket, bir "devrim" ya da "Türkiye'nin 68'i" olarak yorumlandı. Bu hareket, mevcut iktidarın otoriter yüzünü açığa çıkarırken, muhalefetin yeni bir ses ve beden kazandığı bir dönemin de işaretiydi. Çünkü bu "yeni"lik aslında uzun süredir var olanın su yüzüne çıkmasıydı: Gezi Parkı direnişi gökten zembille inmedi ve sonrasında buharlaşmadı. Ölümcül şiddete, ülkenin içine sürüklendiği baskı ortamına rağmen kök saldı ve çeşitlendi.
Türkiye örneği, Batı-merkezli indirgemeci analizlerin ve determinist kuramların, karmaşık sosyal süreçleri kavramadaki yetersizliğini gözler önüne seriyor. Mesela kolektif eylemin
Domaines
| Origine | Fichiers produits par l'(les) auteur(s) |
|---|---|
| Licence |